Yavuz Delal: “Çözüm süreci kendi paradigmasını oluşturamadı”

yazuz delal-1

Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlediği “Son Dönem Şiddet Sarmalında Kürt Sorunu” söyleşilerinin ikincisinde Yavuz Delal, doğru düşünüp siyaset yapma imkânının ancak sükûnet ortamında olabileceğine işaret etti.

– Hz. Peygamber, müşriklerle temiz bir savaş yürütmüştür. Saflar çok nettir. Kavramlarla ilgili perspektif çok net olmuştur. Bugün hakkı savunanların arkasında bâtılın olmadığından; bâtılı savunanların arkasında hakkın olmadığından emin değiliz. Bugün küçük yapılar için kirli süreçler tehlikesi vardır. Paradigmalarla şartlar arasında bir uyumsuzluk yaşanıyor.

– Çözüm süreci kendi paradigmasını oluşturamadı. Cizre’de yaşanan duruma öfkeliyim. Çözüm Süreci diskuru ile ilerleyeceksek eğer öyle gitmeliydi.

– Çözüm Süreci, Kürtlerin tarihsel paradigması ile oluşturulmuş bir süreç değildir. Türkiye Cumhuriyeti ile PKK arasında bir uzlaşma sürecidir. PKK bunun bozulmamasına gayret etmeliydi. AKP ayak oyunları yapıyorsa eğer sen bu süreci uzatmaya bak, çünkü insanlar ölmüyordu.

– Silahsız mücadele şartsız deklare edilmişti. Bu durumda bugünkü süreci nasıl izah edeceksin? “Düşman saldırırsa vazgeçerim.” dememişsin.

– Türkiye Cumhuriyeti hükümeti elbette eleştirilmeli ancak temel yanlışı o taraf yapmadı. Çözüm Sürecine muhtaç olan Kürtlerdi. Ancak sükûnet ortamında doğru düşünebiliriz, siyaset yapabiliriz; trajedi ortamında duygularla hareket ediliyor. Sükûneti sağlayamazsak epistemolojik fitneden de kurtulamayız. Bugün bütün kavramlar alt üst olmuştur.

– Haddi aşan savunma, savunma değildir.

– İktidar eleştirisinin yaygın bir şekilde yapıldığını düşünmüyorum. Derneğinden örgütüne, cemaatine, devletine kadar bütün iktidar alanları eleştiriye tabi tutulmalıdır.

– Halk savaşı yapılacağını söylüyor ama Cizre’de ekranlara yansıyan kadın savaş istemediğini söylüyor, bu nasıl bir halk savaşıdır? Bu nasıl bir çelişkidir? Halk savaşı yapılacağı halka sorulmuş mudur? Cizre’de savaş istemeyen kadının çağrısından bütün tarafların alacağı hisse yok mudur?

– İktidar karşıtı olmak insanı otomatik erdemli yapmaz. Muaviye de Ali’nin iktidarına karşıdır. Ne yapılacağına, neyin yapıldığına bakılmalıdır. Kimseye hakkı dayatamazsınız.

– Hicret, Hz. Peygamber Müslümanların hayatını risk altında gördüğü için gerçekleşmiştir. Halkını trajedi içine sokamazsın, buna özgürlük hareketi diyemezsin!

– Çözüm Sürecini desteklediğimiz için seçim ittifakını destekledik.

– Bugün siyaset vesayet altındadır.

– PKK ve Türkiye, kendi adına karar alıyor mu?

– Bir halk kendi örgütünü sorgulayamaz mı? Bugün Kürdistan halkı, “Kardeşim ölüm üzerine oyun kurma, Kürt’ün ölümü üzerine oyun kurma!” demelidir. Ben, beni öldüren özgürlüğü istemiyorum!

– HDP, Erdoğan karşıtı muhalefetin iktidar ve sözcüsü durumuna geldi/getirildi. Dağlıca’ya kadar Doğan medyası, Cumhuriyet Gazetesi “bir asker, iki polis öldü” derken Dağlıca’dan sonra hemen söylemi değiştirmiştir. Oraya kadardır.

– Ben, Kürt’ün ölümü üzerine siyaset yapmayın diyorum. Bugün özgürlük simülasyonu yapılıyor.

Haber: Halil İbrahim Doğan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.