Karşı Düşünceye Yaptırımda Bulunmak Firavunluktur

hasan köse

Özgür Yazarlar Birliği’nin “Neden ve Sonuçlarıyla İslam Düşünce ve Siyasetindeki Kriz” başlıklı tartışma dizisinin dokuzuncusunda Hasan Köse konuştu.

Konuşmasına “Saltanatın doğasında muhalefet yoktur’’ sözleriyle başlayan Köse, İslam siyasal düşüncesinin âlimler tarafından siyasetnameler, nasihatnameler ile “caizler’’ üzerinden kurgulandığını belirtti. Devletin topluma Beydeba’nın Kelile ve Dimne’si üzerinden baktığını söyledi ve siyasetnamelerin toplumun geçim düzeyinin üzerinde gelişmesini engelleyen öğütler barındırdığına dikkat çekti. Konuşmasının devamında Cabiri’nin “Tasavvufun bu yüzyıla söyleyeceği bir şey yok’’ sözünü hatırlatan Hasan Köse, “Ben söylemesini istiyorum. Bana sabırlı olmamı söylemesinler, gelir eşitsizliğine bir çözüm söylesinler’’ ifadelerini kullandı.

Saltanat döneminde siyasetin olmadığını savunan Köse, bunu muhalefetin yokluğuna bağladı ve “Mevcut medrese geleneği sistematiği ve siyasetnamelerin dışında kalan ilk İslamcılar huruç hakkına karşı çıkmıştır’’ diyen Köse, İbn Hazm ile bu karşı çıkışı örneklendirdi.

Cumhuriyet fikrinin ilk olarak İslamcılardan çıktığını ve İttihat Terakki’nin %40’ının İslamcı olduğunu savunan Köse, “Meşrutiyet ilan edilene kadar bizde siyaset yoktu, siyaset olmadığı için kriz de yoktu’’ dedi ve İslam felsefesi, İslam ekonomisi, İslam toplumu gibi tabirlerin modern zamana ait olduğunu vurgulayıp “Tarihteki ilk İslam devleti Türkiye Cumhuriyetidir, 1924 anayasasında devletin dininin İslam olduğuna dair ibare yer almaktaydı.’’  diye konuştu.

Konuşmasına güncel OECD raporlarına değinerek devam eden Köse, İslamcıların kapitalizmi aşacak tezleri olmadığını düşündüğünü söyledi ve içinde potansiyel bir imkân olmasına rağmen dünyada hiçbir İslamcı akımın emperyalizm için gerçek bir tehdit oluşturmadığını savundu.

Kur’an’da Allah’ın ne dediği ve ne demek istediğinden çok niye dediği üzerine düşünülmesi gerektiğini söyleyen Köse, otorite olan Allah’ın yeryüzüne bir halife yaratma fikrini meleklere anlatması ve meleklerin de şerh düşmesi ile ilgili ayete dikkat çekti. “Aynı şekilde, peygamberin de içine sinmediği halde rahtına uyduğu oluyordu.’’ diyen Köse, siyasetin ancak böyle doğacağını, aksinin huruç olduğunu söyledi.

Biat ile intisabın birbiriyle karıştırılmaması gerektiği söyleyerek devam eden Hasan Köse “Biat nikah ilişkisi gibidir, zayıfın ahdinin kalkmasıyla nikah ortadan kalkar. İntisab ise öyle değildir’’ dedi ve Tevbe suresi 6. ayete dikkat çekerek “Karşı düşünceyi tükenene kadar dinlemek ve sorgulamak gerekir, istediğin kadar tekfir et ama hasmına karşı yaptırımda bulunduğun an firavunsun’’ ifadeleri ile konuşmasını sonlandırdı.

Haber: Rana Öztopaloğlu
(Konuşmanın tamamı Tasfiye Dergisinde yayımlanacaktır.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.