En aziz tutulan değerleri kirleten bir süreç yaşanıyor

1
Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlediği “Neden ve Sonuçlarıyla İslam Düşünce ve Siyasetindeki Kriz” başlıklı tartışma serisinin altıncısı programında Alev Erkilet konuştu.
Konuşmasına “İslamcılığın modern dönemde ortaya çıkmış bir akım olduğuna katılmıyorum. Hz. Peygamber’den bugüne devam eden meşruiyet krizine verilmiş bir cevap olarak düşünmüyorum.” diye başlayan Erkilet’in konuşmasında aşağıdaki tespitler öne çıktı:
– İslamcılık hem İslam tarihi kadar eski hem de yenidir.
– Hilafetten sonraki İslamcılık kurucu bir İslamcılıktır. Halifenin yokluğunda yapılan bir tartışma vardı artık. Siyasal önderlik yoktu.
– İhvan’la birlikte bütüncül bir söylem gelişmiştir. İslam’ın bireyselden toplumsal-siyasal alanların tümüne vereceği cevapların olduğunu ortaya koymuştur.
– Hasan el-Benna’ya göre alt yapı tamamken Seyyid Kutub’a göre böyle değildir halka anlatmak, tebliğde bulunmak gerekmektedir. Bu perspektif bugün de yaşadığımız krizle devam etmektedir. Modern dönemlerde, %99’u Müslüman olan bir topluma tebliğde bulunulması ayrı bir krize işaret etmektedir.
– Kurucu İslamcılık derken “ne öneriyorsun” sorusu ortaya çıkmıştır. Bu sorgulama yaratıcı bir tartışmadır.
– 1979 İran devrimi bir toplumsallık yaratmıştır. 28’den 79’a Ali Şeriati, İmam Humeyni, İhvan vs. üzerinden dışlaşamama sorunu çerçevesinde bir ilk örnek oluştu.
– Bu süreç üç noktaya ulaşmıştır: 1- İran’da devrim gerçekleşmiştir. 2- Cezayir, Tunus, Mısır gibi demokratik süreçlere evrilmiştir. 3- IŞİD gibi yapılar oluşmuştur.
– Şimdiye değin İslamcılığın serüveninde hep dikey hareketler vardı. Sürekli iyiye gidiyordu.
– Devrim, önemli sanatsal, entelektüel derinliklere sahip olsa da bazı alanlarda bir baskı rejimi gibi işledi.
– Demokrasi ile gelenler kapitalist dünyanın önerilerini kabullendiler. Bunun dışında simgeler üzerinden İslam görünür kılındı. Göstergesel olarak daha İslami ama niteliği problemli… Entelektüel seviyede tartışmalar azaldı.
– 2010’a gelinceye kadar İslam ciddi bir şekilde öne çıkmıştı. Tırnaklarıyla kazıya kazıya buraya gelindi, darbeler yiye yiye. Bu süreç kirletilmek isteniyor. Cihad, şehadet kavramları kirletiliyor. Bugün normal boyuttan çıktık.
– Büyük bir kriz bu. 70-80 yıl boyunca değerler halisti. Şimdi en aziz tutulan değerleri kirleten bir süreç var. İslam saygı bırakmak zorunda olan bir şeydir. 80 yıllık bereket 2-3 yıl içinde mahvediliyor. Bu süreç İslamcılık’ı, cihad’ı mahvediyor.
– İslamcılık ile Selefiliği zaman zaman iç içe geçebilecek ama birbirlerinin yerine geçemeyecek kavramlar olarak değerlendiriyorum.
– İslamcılık denilen şey her şeyden önce aklını başına toplayıp tefekkür etme perspektifidir.

Not: Konuşmanın tamamı Tasfiye Dergisi’nde yayımlanacaktır.
Haber: Melike Belkıs Örs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.