Dil(sizlik) Bayramı!

Özgür Yazarlar Birliği, Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277 tarihli fermanında geçen, “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” emrinin yıl dönümü vesilesiyle her yıl gerçekleştirilen “Dil Bayramı” uygulamasıyla ilgili bir açıklama yaptı.

Birlik sekreteri Doğan Özlük tarafından yapılan açıklamada uygulamanın adının aslında “Dil(sizlik) Bayramı” olması gerektiği, başka dillerin yasaklandığı bir fermanın yıldönümünün bayram olarak kutlanmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.“Hükümetin özellikle de Kürt halkının ana dil üzerinde yoğunlaşan kimlik taleplerini yerine getirip getirememekteki gerilimi esnasında, bakan, bürokrat ve akademisyenlerle böyle bir bayram düzenlemesi trajik bir gelişmedir. Yasakçı Karamanoğlu Mehmet Bey adına üniversite açan, başka dillerde eğitim hakkını çok gören hükümetin bu uygulaması kabul edilemez.” ifadeleriyle hükümetin tutumu eleştirilen açıklamada başka dilleri yasaklayarak, sadece bir dil için var olma hakkını tanımanın, diğer dilleri asimilasyon politikaları sonucu ortadan kaldırmanın açık bir zulüm ve vicdansızlık olduğu vurgulandı.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277 tarihli fermanında geçen, “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” emri Türkiye’de en üst seviyede “Dil(sizlik) Bayramı” olarak kutlanıyor.

“Dil(sizlik) Bayramı” bu sene Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer himayesinde kutlandı. Haydarpaşa’dan, özel olarak hazırlanan “Türk Dili Treni” kaldırıldı. Karaman’da iktidar ve muhalefet partilerinden milletvekilleri ve milletvekili adayları ile bürokratlardan, akademisyenlerden oluşan grup, öğrenciler ve halktan bazı katılımcılarla birlikte Yunus Emre’nin türbesinde dua edip dil(sizlik) bayramı yürüyüşü gerçekleştirdiler.

734.sünün gerçekleştirildiği iddia edilen “Dil(sizlik) Bayramı”nın yukarıda sıraladığımız kutlama aşamaları birçok çelişkiyi birbiri içinde taşıyor. Öncelikle “Dil(sizlik) Bayramı”na dayanak yapılan ferman tam bir yasakçı kafanın ürünüdür. Karamanoğlu Mehmet Bey’in Selçuklu sarayındaki iç çekişmelerden hareketle, iddialara göre Farsça bilmemesinin de tesiriyle gittiği yasakçı uygulama maalesef bugün bir bayram olarak kutlanabiliyor.

“Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” talihsiz emri, Allah’ın Kur’an’da dillerin ve renklerin farklı yaratılmasını ayet (kendi kudretinin delili) olarak kabul etmesine alenen muhalefet etmekte, en temel insani hakkı yok edip ifade özgürlüğünü gasp etmektedir. Bu yasakçı ve ırkçı tutumun bugün Türkiye’de açtığı yaralar ortadadır.

Hükümetin özellikle de Kürt halkının ana dil üzerinde yoğunlaşan kimlik taleplerini yerine getirip getirememekteki gerilimi esnasında, bakan, bürokrat ve akademisyenlerle böyle bir bayram düzenlemesi trajik bir gelişmedir. Yasakçı Karamanoğlu Mehmet Bey adına üniversite açan, başka dillerde eğitim hakkını çok gören hükümetin bu uygulaması kabul edilemez.

Elbette Allah’ın yarattığı bütün dilleri korumak, o dilleri konuşanlara kendi dillerinde eğitimden başlayarak yaşamın bütün alanlarında var olma hakkını çok görmemek, hepsi için “Dil Bayramı” kabul etmek mümkün ve güzel bir tutumdur. Ancak başka dilleri yasaklayarak, sadece bir dil için var olma hakkını tanımak, diğer dilleri asimilasyon politikaları sonucu ortadan kaldırmak açık bir zulümdür, vicdansızlıktır.

Allah’ın ayetleri olan başka dilleri yasaklamanın yıl dönümü esas alınarak “bayram” adı altında gerçekleştirilen etkinliğin camide dua edilerek başlatılması ise tam bir fiyaskodur, rezalettir. Allah’ın dini ancak bu kadar bir zulme alet edilebilirdi! İktidarından muhalefet partisine kadar geniş bir yelpazenin bu etkinlikte yer alması da Türkiye’de farklı kimlik ve inançlara özgürlük getirmeye dönük pek de umut verici bir gelecek olmadığını göstermektedir.

Özgür Yazarlar Birliği olarak hiçbir dilin yasaklanmadığı, bütün dillerin bayram havasında özgürce varlığını zenginleştirerek sürdürdüğü bir ülke ve dünya diliyoruz. “Dil(sizlik) Bayramı” olarak adlandırdığımız bu dışlayıcı uygulamanın kaldırılmasının iç barış için elzem olduğunu bu vesile ile kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Doğan ÖZLÜK

Özgür Yazarlar Birliği Sekreteri

www.ozguryazarlarbirligi.org

2 thoughts on “Dil(sizlik) Bayramı!

  • 16 Temmuz 2011 tarihinde, saat 21:20
    Permalink

    Eğer dinime küfredeceksen benden daha fazla müslüman olmalısın. Eğer Karaman Oğlu Mehmet Beyin bu fermanla ne demek istediğini anlamaktan acizsen, susmasını bilmelisin. Eğer bu gün ayyuka çıkan Kürt Kimliği iddialarının arkasında ki enternasyonalist destekleri göremiyorsan, halini kavrayanlara kulak vermesini bilmelisin. Eğer sende üç kuruşun peşinde isen hiç olmazsa ulvi değerleri diline pelesenk etmemelisin.
    Hangi delille Karaman oğlu Mehmet Beyin Fars’ça bilmemesi nedeni ile yasak koyduğu iddiasında bulunuyorsun? Çamur at izi kalır politikası değilmi? Bu bir yasak değil bir dili koruma ona sahip çıkma hareketidir. Yani “Allah!ın Kur’an’da dillerin ve renklerin farklı yaratılmasını ayet (kendi kudretinin delili) olarak kabul etmesine alenen muhalefet etmek” değil harfiyyen uymaktır. Allahın yarattığını saldırıdan korumaktır. Sizi Allah (c.c) a bu saldırınız nedeni ile şikayet ediyorum. Ama Ahirette alacağım olsun demiyorum. Zira bu kafanın ahirete bana verecek bir şey götüreceği kanaatinde değilim.
    Bence bir Amerikalının, bir İngilizin, bilmem hangi hain gücün istekleriyle parelel istekler, paralel arzular taşıyanların, durmaları, düşünmeleri, kendilerini hesaba çekmeleri, öncelikle eğer gerçekten(Allah’a-İslama) inanıyorlarsa kendi faydalarına olacaktır. Allah sizi bizi(beni) tüm inanları yolundan ayırmasın.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.