Kuruculuk “temelde” bir değişimi hedefler, sistem içi bir yenilenme değildir

24 Nisan 2016 08:49

2
Yazar Şükrü Hüseyinoğlu, “Kurucu İslami Siyasi İrade” tartışma dizisinin bir devamı olarak Özgür Yazarlar Birliği’nde “Kurucu İradenin Temel İddiaları” başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında kuruculuğun “temelde” bir değişimi hedeflediğini, dolayısıyla sistem içi bir yenilenme olmadığını vurgulayan Hüseyinoğlu İslam’ın, “lâ” diyerek var olan tüm düzenleri en başta reddettiğini söyledi.
Konuşma boyunca öne çıkan tespitler şu şekilde:
– 28 Şubat süreci ve sonrasında Müslümanlar arasında çok temel kırılmalar yaşandı. İslami iddialarını devam ettirenler de olmakla birlikte bu süreç Müslümanların iktidara eklemlenme süreci şeklinde gelişti.
– İslami iddiadaki bu kırılmalar Müslümanları daha çok nesil yetiştirme ve kendini kurtarma şeklinde bütüncül bir hareket oluşturmayan mikro alanlara savurdu.
– AKP ile başlayan ve günümüze kadar süren, kendini muhafazakâr-demokrat olarak tanımlayan siyasal iktidar, bu kırılmanın daha da büyüyerek sürmesine neden oldu ve geri kalan İslamî iddia sahibi Müslümanlar da bu süreçte iktidara eklemledi.
– Bu süreçler Müslümanları seküler bir alana hapsedip temel tevhid-şirk ekseninden kopardı.
– Bu anlamda ‘kuruculuk’ buradan; tevhit-şirk ekseninden hareketle konuşulmaya başlanmalıdır.
– Kuruculuğu konuşmamızdaki esas neden Müslümanların temel iddialarından vazgeçip, sadece bazı toplumsal sorunlarla (insani yardım vb.) ilgilenmeleri, bu anlamda da temel bir dönüşüme öncülük edememeleri yüzündendir.
– Kurucu iddia, temel bir iddiadır. Bu iddia konjonktüre göre değişmez. Bu nedenle ölçümüz Mehmet Pamak’ın dediği gibi Hz. Peygamberin mücadelesindeki çıta olmalı ki duruşumuzda bir kayma veya sisteme entegre olma riski taşımasın.
– Yine diğer peygamberlerin kıssalarında anlatılanlar bize hep temel bir bakış açısını tehdit-şirk eksenini hatırlatır. Hz Musa en tepeden başlamıştır tebliğine. Allah onu Firavun’a göndermiştir.
– Bu bakış açısı bizim toplumsal sorunları görmememize neden olacak bir perspektif sunmamalı. Temel dönüşüme odaklanıp, gücümüz yettiğince de toplumun sorunlarını da göre, çözme iradesini ortaya koymalıyız.
– AKP ve sonrası dönemden Müslümanların savrulmalarını birkaç örnekle anlamak gerekirse mesela darbe karşıtı olma fikri demokrat olmaya ya da “adalet olsun da kim getiriyorsa getirsin” fikri sol -İslam türü farklı güzergâhlara soktu Müslümanları.
– Başka bir açıdan kuruculuk, “temelde” bir değişimi hedefler. Sistem içi bir yenilenme değildir. Çünkü İslam, “lâ” diyerek var olan tüm düzenleri en başta reddeder.
-Temel hedef iktidarın dönüşümüdür. Çünkü bütün sorunların kaynağı iktidardır. Bu olmadan temel hedefi toplumsal sorunların çözümü olarak görürsek bu, bataklıkta sinek avlamaya benzer.
-Konunun başka bir boyutu da kurucu iradenin ofansif olma durumudur. “Sistemin içinde ben kendimi korurum.” fikri gerçekçi bir fikir değildir. Müslüman savunmada değil, mücadele durumunda olmalıdır.
– ‘Allah’ın arzına gecekondu kurulmuş.’ tabiri bize var olan durumla barışık olamayacağımızı, dönüştürücü bir iddiaya sahip olmamızı öğütler.
-Son olarak bu iddia, mücadele hattını küfrü, bâtılı, münkeri ortadan kaldırmayı ve Allah’ın adını yeryüzüne hakim kılmayı amaçlar.
Haber: Salih Kaya
1

Please follow and like us:

Leave a reply

required

required

optional


Enjoy this blog? Please spread the word :)